Kuralları bilmeseniz de oynayabilirsiniz, sadece diğerlerinin nasıl yaptığına bakmanız ve göze batıcı yaratıcılıklar sergilememeniz yeterli oyunda kalabilmeniz için. Aksi davranışlarda faul, çizgiye basma, boyalı alan ihlali, geri pas, steps vb kural ihlali düdükleri çalar. İhlallerinizde ısrarcı ve tekrar edici olursanız oyundan çıkarılırsınız. Ama bu anlık yıkıcı durum tüm basket hayatınızı bitirmez, sonraki maçlarda sıfırlanmış bir hata geçminizle yeni doğmuş bebek gibi sahaya adım atmanıza engel değildir. Bir önceki hatalarınızın farkında olup tekrar etmemeye çalışmanın bilincindedir başlangıçta oyuncu. Ama hatanın hiç yapılmadığı maçlar pek zevk vermez seyirciye, heyecan artışı ve düşüşü yaşatmaz, adrenalin hormonu sıkılır adeta. Sıfır hatayla maç yapan iki takımın oyunu çok zevk verir bir de, lakin böyle maçlar çok nadir çıkar insanın karşısına, dünya kupalarında falan ancak :)
Bazen bilerek hata yapmak gerekir, öyle gerektiğinden hata yapılır. Sorumluluğu bir kilo pamuk kadar ağırdır. Bazen de bilmeden hata yaptırır yaşam, aynen maç içerisinde çok iyi savunma yapan bir oyuncunun bilgeliğine yenilerek hatalı yürüme yapmak gibidir.Bunun karşısında o anda çok fazla alternatif çözüm yoktur, antrenör yanlış adam eşleşmesi yapmıştır, ya da oyun içerisindeki switchler yanlış yönlendirilmiştir vesaire.
Hata işte..sınıflandırmaya çalışan insan evladı bile hata yapar belki. Ne haddinedir, herkesin çoğu zaman içinde bulunduğu duruma göre kendi seçimidir :)
Hatalarımızla kol kola güzel anlar yaşabildiğimiz yarınlara efenim :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder